
Bir klasik olarak oyun kontrolünü elimizde tutamıyoruz, kötü oynasak da 3 puanı alabiliriz mantığı ve mantalitesi hakim yine,
Daha maçın başı Holosko ilk oku saplıyor ciğerimize, neyse umut var, adamların savunması yol geçen hanı diye avunup ürkek kedi misali dikiyoruz gözlerimizi tekrar ekrana
Oyun yine tamamen kontrolümüz dışında, yapmamız gereken tek şey yemeden atabilmek, hem de bi an önce
Onu bunu övmeyi prensip haline getirmiş basınımızın ne denli bi gelişim katettiğini görmediği adam Bobo, nefis bi ara pası bırakıyor araya, zehri salıyor bi nevi.Merhaba tekrardan Holosko.Ne yapacağına tam karar veremeyen ve son anda ayağını sallayıp kaleciyi geçmeyi deneyen Holosko biraz da zeminin muhteremliğine takılıyor ve top dışarı çıkıyor.Sinirler gergin, mide kasılıyor.
"Lan atıcaz be belli" diyoruz, Saldır Beşiktaş'ım oooleeey !
tabiki ufak tefek pozisyonlar vermeyi de ihmal etmiyoruz, özellikle sağ kanattan verilen açıklar tehlike yaratıyor.Hala aynı şey aklımızda, yemeden atın ulan.
2. yarıyla beraber Beşiktaş'ımızın atakları sağlı sollu gelmiyor,
pas yaparak kontrolü elimizde de tutmuyoruz
ve hatta gol yememeli miyiz yoksa gol atmalı mıyız diye kararsız kalarak hiçbir şey oynayamamaya başlıyor ve ciddi baskı yiyoyruz.
Zemin berbat, Yusuf'u oynatmak neyin kafasını yaşayan bi anda verilmiş karar,anlamak mümkün değil.Paşa'nın orta sahası diri, hızlı pas yapıyorlar, hızlı çıkıyorlar.Yusuf beke destek veriyor,hücuma çıkacak zamanı ve gücü bulamıyor, Holosko beke pek destek vermiyor, sağdan sağdan geliyorlar.
Kalbimiz daha bi hızlı atıyor,kasılmaktan vücudumuza komple kramp girdi girecek.
O da ne, yalnız değiliz
Devre arasında midesinden rahatsız olan fakat doktorların tedavisiyle 2.devreye çıkan Tomas Sivok mide spazmı geçiriyor,yapma VOLKAN!! diyoruz ama yapıyor,değiştir diyor.
Eyvah diyoruz "Toraman" da yok.
Düşünmek bile istemiyoruz,Kaş var idare eder İNŞALLAH diye ümit ediyoruz ama
Adamlar soldan da gelince golü yiyoruz.
Yeter uleeen diyip ani bi hamle yapmasını bekliyoruz Denizli'nin, ama yok Phill Jackson misali takımın sorunu kendi içinde halletmesini ve müdahalenin güvenlerini sarsacağını düşündüğünden olsa gerek izliyor.
Ve dakika 75'e ramak var.Nihat&Tabata hamlesi.
Tabata'yı görünce bu adam bir şeyler yapabilir diye güvenmemek elde değil(nedenini bilmiyorum)
Giriyor ve alıyor topu mükemmel paslaşmalar tık tık tık ...
kim o? Tello.
Paşa korktu, yer miyiz ki diye düşünürken asıveriyor Bobo 2'yi.
Tribünlerin erken makara alışkanlığı hemen başgösteriyor.
Koyduk mu?lar,vs.ler takımdan destek bi anda çekiliyor,şaşırıyor muyum elbette hayır,
derin bir top geliyor kalbimin sağına doğru sırtı dönük topçu topu istop ederken sırtındaki adama bakıyorum,EKREM mi! hayır Kaş.Yapması gereken belli,sağlam durcak,döndürmeyecek.
Kaş müdahale diye yırtınıp resmen kendini oyundan düşürüyor,kendi kendine çalım atıyor ve LA Liga'ya göz kırpıyor.
Ha gayret derken Tello ceza sahasının içinde Bobo'dan gaspettiği topu murat şahine yediemin olarak bırakıyor.
Ciğere son ok da saplanıyor, yaralıyız.Durum ağır.Kendi kendimize ettik bunu.
İkram ettik bizi korkuyla izleyip "yine mi" diye üçbuçuk atanlara özgüvenlerini...

0 yorum:
Yorum Gönder